Türkiye'nin raylı sistemler alanındaki tarihi projelerinden biri olan Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti, saha testlerinde büyük bir kilometre taşını geride bıraktı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na bağlı TÜRASAŞ (Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş.) tarafından yerli mühendislik imkanlarıyla geliştirilen ve üretim süreci Sakarya'da devam eden ilk prototip, dinamik fren testlerinin henüz ikinci gününde saatte 225 kilometre hıza başarıyla ulaştı.
Mithatpaşa-Bilecik güzergahındaki test sürüşlerinde kaydedilen bu ilerleme, projenin geldiği teknolojik olgunluk seviyesini gözler önüne seriyor. Bakanlık yetkililerinden yapılan açıklamalarda, trenin çok kısa bir sürede en kritik test aşamalarını sorunsuz geçmesinin mühendislik ve işçilik kalitesinin net bir kanıtı olduğu vurgulandı. İşletme hızı maksimum 225 km/s olarak belirlenen trenin testleri, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin farklı demiryolu hatlarında da zorlu koşullar altında sürdürülecek.
Sadece hız ve performans odaklı değil, aynı zamanda yolcu konforu ve modern teknolojilerin entegrasyonu açısından da dikkat çeken projenin öne çıkan teknik ve donanımsal detayları şöyle sıralanıyor:
Yüksek Yerlilik ve Kapasite: 8 araçtan oluşan dev set, %75 oranında yerlilik oranına sahip ve tek seferde toplam 577 yolcu taşıyabilme kapasitesi sunuyor.
Üretim Hedefleri: 2026 yılı içerisinde prototipin ray testlerinin tamamlanması hedeflenirken, 2028 yılına kadar toplam 15 yeni set üretilerek envantere dahil edilecek.
Yenilikçi İç Mekan: Yolcu kabininde; kapı ve bölme duvarlarına entegre edilmiş şık hayalet ekranlar, kablosuz şarj ünitesi barındıran katlanır masalar ve kesintisiz Wi-Fi erişimi standart olarak yer alacak.
Erişilebilirlik ve Tasarım: Deri ve kumaş kombinasyonlu premium koltuk yapısının yanı sıra, tekerlekli sandalyeli yolcular (PRM) için özel olarak tasarlanmış asansör mekanizmaları ile engelsiz bir seyahat deneyimi sağlanacak.
Modern altyapı standartları (TSI uygunluğu) ve ETCS Level 1-2 sinyalizasyon sistemiyle donatılan Milli Hızlı Tren, 25kV güç kaynağı ve elektro-pnömatik disk fren sistemi gibi üst düzey güvenlik donanımlarını da barındırıyor. Alüminyum gövde yapısıyla hem hafiflik hem de dayanıklılık sunan bu yeni nesil trenin, Türkiye'nin mevcut 31 adetlik hızlı tren filosuna ciddi bir ivme kazandırması ve yerli ulaşım teknolojilerinde yeni bir çağ başlatması bekleniyor.